Merakli Gazete Haber Sitesi
Örnek Resim

ERENKÖY DİRENİŞİ’NİN 53.YILDÖNÜMÜ ANILDI

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 53’üncü yıldönümü ve direnişte şehit düşenler, Erenköy’de, Erenköy Şehitliği önünde düzenlenen törenle anıldı.

ERENKÖY DİRENİŞİ’NİN 53.YILDÖNÜMÜ ANILDI
08 Ağustos 2017 - 23:49 'de eklendi.

ERENKÖY ŞEHİTLİĞİ’NDE TÖREN DÜZENLENDİ

BU YIL İLK DEFA 28 ŞEHİT YAKININA ANI ŞİLDİ VERİLDİ

AKINCI: “ÇÖZÜM OLSA DA OLMASA DA BARIŞÇIL BİR İLİŞKİ İÇİNDE OLMALIYIZ”

KADI: “ERENKÖY DİRENİŞİ, KIBRIS TÜRK HALKININ ÖZGÜR VE EŞİT YAŞAMINDA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR”

ARIKAN: “TOPLUM OLARAK İLERİYE BAKIP NELER YAPABİLİRİZ BUNUN ÜZERİNDE KAFA YORMALIYIZ”

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 53’üncü yıldönümü ve direnişte şehit düşenler, Erenköy’de, Erenköy Şehitliği önünde düzenlenen törenle anıldı.

Törende, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Başbakan Hüseyin Özgürgün, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Ömer Paç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, 39. Tümen Komutanı Erdal Şener, bazı bakanlar ve halk hazır bulundu.

Tören geçişlerde yaşanan sorun nedeniyle bir buçuk saat gecikmeli başlarken, tören öncesinde şehitlere dualar okundu, mezarlara çiçek bırakıldı.

11.30’da protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulması ve saygı duruşu ile başlayan tören saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile devam etti.

Törende, daha sonra Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KTBK Komutanı Korgeneral Ömer Paç ve GKK Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.

Törende bu yıl ilk defa 28 şehit yakınına ani şildi verildi.

AKINCI

Cumhurbaşkanı Akıncı Anıt Özel defterine şunları yazdı:

“Aziz şehitlerimiz,
53’üncü yılda sizleri bir kez daha rahmet ve saygı ile anıyoruz. Üniversite eğitimlerini yarıda bırakarak bu topraklara vatan savunması için gelen gençlerimizin bölge halkı ile omuz omuza verdiği çetin mücadele her zaman gururla ve minnetle anılacaktır.

Bugün bu adada eşit ve özgür bir toplum olarak hak iddia ediyorsak bu sizlerin özverili büyük mücadeleleriniz sayesinde mümkün olmuştur
Şu an için koşullar ne olursa olsun Kıbrıs Türk halkı kimsenin tahakkümü altına girmeden özgürlük eşitlik ve güvenlik içinde bir geleceği inşa etme yeteneğine sahiptir.

Bunu sizin büyük fedakârlığınıza borçluyuz. Ruhunuz şad olsun”

PAÇ

KTBK Komutanı Korgeneral Ömer Paç da defteri imzalayarak şöyle yazdı:

“Aziz şehitlerimiz Kıbrıs Türkünün şanlı direniş mücadelesinin doruğa ulaştığı Erenköy’de manevi huzurunuzda bulunmanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz.

Sizler yaşayan her insana örnek teşkil edecek şekilde müstesna bir fedakârlık ve azimle dünyada hiçbir topluma reva görülmeyen zulüm ve haksızlıklara direnerek tarihe geçtiniz. Onur timsali şanlı direnişinizle bu kutsal topraklar üzerinde abideleştiniz.

Erenköy’de gösterdiğiniz şanlı direniş, Kıbrıs Türkü’nün huzura ve özgürlüğe ulaşmasının temelini oluşturdu.

Hiç şüpheniz olmasın ki destanlaşan hatıranız daima kalplerinizde yaşayacak yaktığınız özgürlük meşalesi asla sönmeyecektir.

Sizleri minnet ve şükran duygularımızla anıyor. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyorum. Ruhunuz şad olsun”

YILDIRIM

GKK Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım ise şöyle yazdı:

“Aziz Erenköy Şehitleri
Vatanın ayrılmaz bir parçası olan Erenköy topraklarını korkusuzca savunarak şehitlik mertebesin eriştiğiniz bu kutlu günde bir kez daha manevi huzurunuzdayız.

53 yıl önce tüm imkansızlıklara rağmen göstermiş olduğunuz kahramanca direnişle Kıbrıs Türk halkının onurlu özgürlük mücadelesinin gurur kaynağı olarak Türkün şanlı tarihindeki yerinizi aldınız.

Bu destanı canınızı feda ederek yazan aziz şehiterlimiz; atalarımızın sizlere sizlerin de bizlere emanet ettiği bu topraklarda ve Türk tarihi boyunca dalgalanan şanlı bayrağımızın gölgesinde rahat uyuyunuz.
Bilmenizi isteriz ki;

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı olarak şahsım ve tüm personelim adına sizin bu topraklarda göstermiş olduğunuz şanlı direnişi asla unutmayacak daima hatırlayacak ve hatırlatacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle Kıbrıs Türkünün bağımsızlığı uğruna hayatını feda eden siz aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor. Manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyorum

Ruhunuz şad olsun”

CUMHURBAŞKANI AKINCI: “ÇÖZÜM OLSA DA OLMASA DA BARIŞÇIL BİR İLİŞKİ İÇİNDE OLMALIYIZ”

Törende daha sonra konuşmalara geçildi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta bir çözüm olsa da olmasa da, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların barışçıl bir ilişki içinde olması gerektiğini belirtti.

Erenköy Direnişi’nin 53. Yıldönümü ve Şehitleri Anma töreninde konuşan Akıncı, tören öncesi geçişlerde yaşanan sıkıntıya değinerek, “Bizim istediğimiz bu değil. Biz bunu arzu etmiyoruz, istemiyoruz. Bu topraklarda çözüm olur ya da olmaz, barış ve huzur içinde insani, medeni bir ilişkiyi sürdürebilmenin koşullarını yaratmamız lazım. Ama bu tür davranışlarla olmaz” diye konuştu.

Akıncı, Erenköy direnişinde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle ve saygıyla anarken direnişe katılan gazilere minnetlerini sunarak sözlerine başladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı verilen mücadelenin özünü anlatırken şunları kaydetti:

“ÖZGÜR İNSANLAR OLARAK YAŞAMAK İÇİN”

“Bu topraklarda özgür insanlar olarak yaşamak ve kimsenin tahakkümü altına girmeden ve bu güzel adanın her iki topluma da yeterli olduğunun bilinci içinde yaşamak ve bu adanın Yunanistan’a bağlanmasının önüne geçmek ve bu adayı her iki toplumun ve diğer toplulukların da özgürce yaşayabilecekleri bir coğrafya olarak varlığını korumaktı.”

Adayı Yunanistan’a bağlama hedefiyle ENOSİS mücadelesi uğruna acıların yaşandığını, şehitlerin ve gazilerin olduğunu belirten Akıncı, Rum Meclisi’nden bütün bu yaşananların ardından hala ENOSİS’in kutsanması kararı çıktığını ve bu kararı Rum liderin dolaylı da olsa bertarafını sağlayan bir yasayı Rum liderin imzalamak yerine Anayasa Mahkemesi’ne götürerek olayı taze ve sürüncemede bıraktığını kaydetti.

“Bu topraklar her iki topluma da yeter. Bu adada barış ve huzur içinde yaşamak mümkün,” diye konuşan Akıncı, toplumların birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri takdirde bunun sağlanabileceğini dile getirdi.

“53 YIL ÖNCE NE İSE BUGÜN DE O”

53 yıl önce Erenköy Direnişi’nde mücadele verenlerin istediklerinin bugün yine aynı olduğuna işaret eden Akıncı, bugün de özgürce ve güven içinde yaşamak ve bu adada iki eşit toplum olarak var olma hakkının tescil edilmesi istenildiğini kaydetti.

“KKTC BİR GERÇEKLİKTİR, GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ”

“KKTC bugün tanınmasa da bir varlık, bir vakadır, bir gerçekliktir” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, bu varlığın kimse tarafından görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Rum tarafının aynı zihniyette olmadığını, olsalardı KKTC’nin iki kurucu devletten biri olacağı federal bir Kıbrıs’ın şimdiye kurulmuş olabileceğini belirten Akıncı, garantiler konusunda Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini elbette tehlikeye düşürmeyecek şekilde gereken esnekliklerin gösterildiğini söyledi.

“YAPILAN AÇILIMLAR KARŞILIĞINI GÖRMEDİ”

Yapılan açılımların karşılığının görülmediğini dile getiren Akıncı, Rum tarafının Crans Montana’daki görüşmelere “sıfır asker, sıfır garanti” sloganıyla geldiğini ve aynı sloganla da oradan ayrıldığını ve Guterres çerçevesi denilen çerçevenin içine girmemek için de elinden geleni yaptığını anlattı.

AB ve BM dahil, görüşmelerde bulunan diplomatların da aleni bir şekilde dile getirmeseler de Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu çabayı gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Eylül ayında BM’nin Kıbrıs raporunda her iki tarafı da suçlayan dengeli bir yaklaşımın olma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti.

“ÇÖZÜM OLSA DA OLMASA DA”

“Bunu istemediler. Bunu artık kendi liderleri de söylemeye başladı. Kendi muhalif liderleri de konuşmaya başladı. Hatta iktidar partisinin içinden bile sesler artık kendi yanlışlarını da bir şekilde söylemeye başladı” diyen Akıncı bunun giderek artacağını ve gerçeğin sonsuza kadar saklı kalamayacağını belirtti. Akıncı şöyle devam etti:

“Bu sıcak havada, zaten Yeşilırmak barikatında da hak etmediğiniz şekilde bir muameleye maruz kaldınız. Bu vesileyle şu hususun altını çizmek istiyorum. Bu adada bir çözüme ulaştık ya da ulaşamadık. Bir gün ulaşırız, temenni ederiz tabii; ama ulaşamazsak bile bu ada topraklarında hep birlikte barışçı bir ilişki içinde olmamız lazım. Bu adada bir birimizin haklarına saygılı olacak bir biçimde davranmamız lazım.

Senede bir defa olan bir etkinliktir bu. Fedakârlıklarını andığımız, özverilerini saygıyla andığımız insanlar var. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Kendilerinin de törenleri vardır. Onlar da bunu yapıyorlar; yapsınlar. Senede bir defa buraya geçerken, geçecek olan bin 60 kişi mi olacak, 900 kişi mi olacak, 30 otobüs mü geçecek yoksa 50 minibüs mü geçecek bunun tartışmasını bizimle yapmasınlar. Orada 2 saat insanımızı sıcağın içinde bekletmesinler. Çünkü bu yapılırsa ardından ne olacak? Ardından tabii ki bunun tepkisi gelecek. Bunun tepkisi geldiğinde ne olacak? Bu defa onların karşı tepkisi; böylece bu iş tırmanıp gidecek. Bizim istediğimiz bu değil. Biz bunu arzu etmiyoruz, istemiyoruz. Bu topraklarda çözüm olur ya da olmaz, barış ve huzur içinde insani, medeni bir ilişkiyi sürdürebilmenin koşullarını yaratmamız lazım. Ama bu tür davranışlarla olmaz. O nedenle, son dakika da olsa bu yanlıştan dönüldüğü için memnuniyetimi ifade etmek isterim. Temenni ederim ki, bir daha bu türden davranışlar olmaz, şehit ve gazi ailelerimiz bu durumlarla karşı karşıya kalmazlar.”

Bugün için iki kesimli, iki toplumlu federatif bir çözüme giden yolun son kilometresini yürüyemediklerine dikkat çeken Akıncı, “Biz hazırdık. Aslında yürümeyen başkalarıdır” dedi.

Bu olmadı diye yapılması gerekenlerden vazgeçilmesinin mümkün olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı, bazı kişilerde yanlış düşünceler olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“BİR YERLERDEN BİRİLERİ DOKUNACAK DA MUCİZECELER YARATMAYACAK”

“Çözüm olamadı, mahvolduk gittik. Çözüm olamadı, bunu yapamadık, sanki bunu yaptığımız anda bir sihirli değnek dokunacak da bütün sorunlarımız anında hallolacaktı, şimdi artık öyle bir şey yok mahvolduk gittik. Hayır arkadaşlar. Şunu bilelim. Çözüme ulaşsak da eğer biz kendi ev ödevlerimizi tamam yapmazsak, asıl gene sıkıntılar o zaman devam eder. Bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım. Bakın Yunanistan AB’nin içindeydi ne oldu? Ev ödevlerini doğru dürüst yapmadı diye ekonomileri çöktü. Onunla çok yakın ilişki içinde olan Güney Kıbrıs’ta 3 sene evvel ne oldu?  Aynı şekilde bir birini de etkileyerek, bankacılık sistemi içerisindeki yanlışlar onların da ekonomilerini çökertti. Biz de 10 yıl evvel bu gibi sıkıntılı durumlardan geçtik ve bugünlere geldik. Dolayısıyla mucizeler beklemeyelim. Bir yerlerden birileri dokunacak da mucizeceler yaratmayacak. Mucizeleri biz yaratabiliriz. Kıbrıs Türk halkı mucizeleri yaratabilir. Geçmişinde de bunun güzel örnekleri var. Şimdi o zamandır. Bu gençlerimiz tepelerde 53 yıl evvel can verdiler. Ama şimdi gençlerimizi trafik canavarının içinde, yollarda öldürmeye hakkımız var mı? Yani trafiğimiz olsun, çevre sorunlarımız olsun, diğer ekonomik sorunlarımız olsun kendi içimizde, sağlık konularımız olsun, eğitim konularımız olsun. Her birinde bunların yapacak çok ama çok işimiz var. Bugünlerde vatandaşa soruluyor, en önemli sorun nedir diye? Kıbrıs konusu haliyle aşağılara düştü. Ama eğer vatandaşımız birinci sıraya yolsuzluk diyorsa, siyaset kurumumuz 10 defa daha düşünmek zorundadır. Neden vatandaşımız birinci sıraya bunları koymaya ve konuşmaya başladı.”

“MÜESSESELER KORUNMALI, KOLLANMALI VE ÇALIŞTIRILMALI”

Evin içini tertiplemek için uğraşılması gerektiğinin altını çizen Akıncı, bunu ciddiye almayıp, alay etmeye çalışanlar olduğunu söyledi.

“Kim nasıl isterse düşünsün, söylesin” diyen Akıncı, çözüm olsun ya da olmasın birinci ödevin, iç müesseselerin en iyi şekilde korunması, kollanması ve çalıştırılması olduğunu belirtti.

Akıncı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her şarta ancak bu şekilde hazır olacağız. Çözüm olmadığı koşullarda da, bir çözüm olduğu takdirde, adı ne isterse olsun, orada sağlıklı şekilde var olabilmek için birinci şart budur arkadaşlar. Gösterilebilecek en büyük fedakarlığı yapıp genç yaşta kendi aileleri, sevdikleri ve en genel anlamda toplumları huzur içinde yaşayabilsin diye, özgür insanlar olarak yaşayabilsinler diye canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Bütün gazilerimizi minnetle anıyorum.”

KADI: “ERENKÖY DİRENİŞİ, KIBRIS TÜRK HALKININ ÖZGÜR VE EŞİT YAŞAMINDA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR”

Yenierenköy Belediye Başkanı Mehmet Kadı da konuşmasına “Erenköy Direnişi’nin 53’üncü yıldönümü nedeniyle bugün burada, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anar, kahraman gazilerimize uzun ömürler dilerim” diyerek başladı.

“Erenköy direnişi, Kıbrıs Türk halkının özgür ve eşit yaşamında önemli bir yere sahiptir” diyen Kadı,  şöyle devam etti:

“53 yıl önce, bugün, 8 ağustos 1964’te, bölge köylüleri, öğrenci ve mücahitlerimiz birlikte mücadele ederek,  bu topraklar için savaşmışlar ve düşmanı buraya sokmamışlardır.

Erenköy’de gösterilen şanlı direniş sayesinde bugünlere gelinmiştir. Erenköy’de verilen destansı mücadele sayesinde, Kıbrıs Türkü bugünlere gelebilmiştir.

Bu nedenledir ki, şanlı Erenköy direnişi ülkemizin gururu olmuştur ve olmaya devam edecektir”

ARIKAN: “TOPLUM OLARAK İLERİYE BAKIP NELER YAPABİLİRİZ. BUNUN ÜZERİNDE KAFA YORMALIYIZ”

Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı Mustafa Arıkan da konuşmasında, Aralık 1963’te gerçekleşen saldırılara işaret etti.

“Bu süreçte bizler Erenköy Mücahitleri mensupları, Anavatanın çeşitli şehirlerinde talebe olarak bulunuyorduk. Kıbrıs’taki olaylar karşısında vatanımıza gelebilme yollarını aradık” şeklinde konuşan Arıkan bu uğurda yaşananları anlattı.

Erenköy’de yaklaşık 2 yıl kadar kaldıklarını ve çok sıkıntılar çektiklerini anlatan Arıkan, müzakerelere de değindi.

Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerde elinden geleni yaptığına işaret eden Arıkan, “Toplum olarak ileriye bakıp neler yapabiliriz. Bunun üzerinde kafa yormalıyız” dedi.

Bu süreçte Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya düşen büyük görevler olduğunu dile getiren Arıkan, dış temasların artırılması, devlet kurumlarının çalıştırılması gibi adımlar atılması gerektiğini kaydetti.

Devletin devamlılığı ilkesinin önemine değinen Arıkan, Erenköy Direnişi’ne gereken önemin verilmesini istedi.

ŞEHİT AİLELERİNE ANI ŞİLDİ

Buradaki tören, şehitliğin gezilmesi ve karanfil bırakılması ile sona erdi.
Müze ziyaretinin ve anı defterinin imzalanmasının ardından, Piknik Alanı’nda tören düzenlenerek şehit ailelerine anı şildi takdim edildi.

Erenköy muhtarı Vahibe Özkasırga’nın şiir dinletisi ile başlayan törende, şiltlerin dağıtılmasının ardından bando konseri gerçekleştirildi.

Etiketler :
Örnek Resim
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER