• DOLAR
    $1.215,4100
    ( -₺0,78 )
  • EURO
    $0,2708
    %0,61
  • ALTIN
    $32.539,0000
    %-0,18
  • BIST
    90,2203
    ( ₺0,06 )
“Maraş’ı açmak yok, mağduriyeti gidermek var”

“Maraş’ı açmak yok, mağduriyeti gidermek var”

“Maraş’ı açmak diye bir şey yok” diyen Emekli Büyükelçi Batıbay:  “74’te Maraş’ta mülklerini terk etmiş insanların hak ihlalinden doğan mağduriyetlerini Avrupa hukukuna göre gidermek var. Ancak, bunu iyi bir diplomasiyle, iyi anlatarak yürütebiliriz.”

Ödül AŞIK ÜLKER

Türkiye’nin Avrupa Konseyi eski Daimi Temsilcisi Büyükelçi Daryal Batıbay, Hükümetin, ‘Maraş’ı açıyoruz’ söylemiyle 1974’te mülklerini terk etmiş insanların şimdi, 46 yıl sonra kiracı olarak dönmeleri gibi bir yaklaşımı olduğu anlaşılıyor” dedi.

“Maraş’ı açmak diye bir şey yok” diyen Emekli Büyükelçi Batıbay,  “74’te Maraş’ta mülklerini terk etmiş insanların hak ihlalinden doğan mağduriyetlerini Avrupa hukukuna göre gidermek var. Ancak, bunu iyi bir diplomasiyle, iyi anlatarak yürütebiliriz.” şeklinde konuştu.

Batıbay, Maraş’ın Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların üretip, çalışıp, ekonomik faaliyet yürütebildikleri bir laboratuvar olması düşüncesini paylaştı.

“Barışın temeli ekonomik işbirliğidir” diyen Batıbay, Maraş’ın insanların birbirlerine etnik kökenlerinden dolayı husumetle bakmadığı, bilakis işbirliği yaptıkları bir deney olabileceğini belirtti.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkin iç hukuk yolu olarak kabul edildiği dönemde Strasburg’da Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ndeki daimi temsilcisi olan Büyükelçi Daryal Batıbay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yüksek Mahkeme’nin ilgili kararlarından sonra “Maraş Evkaf malıdır” argümanının sonlandırılması gerektiğini belirtti.

Batıbay, söz konusu mahkeme kararlarını “AİHM’de 2005 yılında Xenides-Arestis başvurusunda, ‘Xenides-Arestis mağdur değildir çünkü mülk sahibi değildir, orası Evkaf malıdır. Bu başvuruyu kabul edilmez bul’ dedik. AİHM bu görüşü oybirliğiyle reddetti. Türkiye’nin yargıcının oyuyla, oybirliğiyle reddetti. Ekim 2019’da Yüksek Mahkeme de ‘TMK Maraş’a ilişkin karar alırken, 1974 tapu kütüklerini esas alır, bunun öncesinde herhangi bir usulsüzlük olup olmadığını sorgulama yetkisi yoktur’ dedi” sözleriyle hatırlattı.

Batıbay, 1974-2005 arasında birkaç defa Maraş’ın Rum Yönetimi’ne iadesinin gündeme geldiğine işaret ederek, “Genel çözüm müzakerelerinin çöktüğü dönemlerde, defalarca ara çözüm/mini paket önerildi… En son Annan Planı’na giden yolda, rahmetli Rauf Denktaş, kendisi bunu önerdi, gene reddedildi. Maraş Evkaf malı iseydi, Kıbrıs Türk yönetimleri neden bu ara çözüm/mini paketleri kabul ettiler? Rahmetli Denktaş, Evkaf’ın malını Rumlara vermeyi nasıl teklif eder, böyle bir şey olur mu?” dedi.

Mevcut hükümetin “arazi Evkaf’ın malı, üzerindeki yapılar Rumların veya her kim yaptıysa onun” şeklinde bir yaklaşımı var gibi görüldüğünü ifade eden Batubay, “Hükümetin, ‘Maraş’ı açıyoruz’ söylemiyle 1974’te mülklerini terk etmiş insanların şimdi, 46 yıl sonra kiracı olarak dönmeleri gibi bir yaklaşımı olduğu anlaşılıyor…74’teki sahiplerinden başka birini sahip olarak gösterirseniz, o zaman Güvenlik Konseyi kararını ihlal etmiş olursunuz ve korkarım ki Rum hükümetinin propagandasına malzeme sağlamış olursunuz. Hem Rum Yönetimi’nin propagandasına malzeme sağlayarak BM’de ve AB’de suçlamalara hedef olmak, hem de Kapalı Maraş’ı hayalet şehir olmaktan da çıkaramamak gibi bir sonuçla karşılaşmaktan kaçınmak lazım” diye konuştu.

Olayı “Maraş’ın açılması” diye sunmanın yanlış olduğunu savunan Büyükelçi Batıbay, yapılacak olanın Kapalı Maraş’taki mülklerini terk etmiş insanların mülkiyet hakları ihlalinden doğan mağduriyetlerini TMK yoluyla gidermek olduğunu söyledi.

Batıbay, Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafının zamanın ve statükonun lehine işlemediğini gösterebilecek imkanları olduğunu kaydederek, bunların, “TMK’nın etkin çalıştırılması, bu çerçevede Maraş’la ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmesi ve Maronitlerin Kuzey’deki köylerine dönüşlerinin sağlanması” olduğunu söyledi.

 

 

 

 

 

 

Evkaf, İngiliz döneminde Evkaf mallarının Evkaf Yasası’na aykırı olarak satış ve takas yoluyla elden çıkarıldığını savunuyor. İngiliz Yönetimi sırasında bu konuda usulsüzlük, yanlışlık, yasaya aykırılık yapılmış olabilir, bunun aksini iddia edemem. Ancak bu işlemlerin üzerinden yıllar geçti, uzun zaman ne Evkaf’tan, ne de Türk Yönetimi’nden bu konuda bir ses çıkmadı.1974-2005 arasında birkaç defa Maraş’ın Rum Yönetimi’ne iadesi gündeme geldi. Genel çözüm müzakerelerinin çöktüğü dönemlerde, defalarca ara çözüm/mini paket önerildi. Bu paketin içeriği, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türk toplumuna hava ambargosunu önceleri eski Lefkoşa Havaalanı, sonraları ise Ercan Havaalanı aracılığıyla kaldırması ve bunun karşılığında da genel çözümde iade edilecek ve kapalı tutulan Maraş’ın Rum tarafına verilmesiydi. Kıbrıs Türk tarafı bu önerileri her seferinde kabul etti, Rumlar ise reddetti. En son Annan Planı’na giden yolda, rahmetli Rauf Denktaş, kendisi bunu önerdi, gene reddedildi. Maraş Evkaf malı iseydi, Kıbrıs Türk yönetimleri neden bu ara çözüm/mini paketleri kabul ettiler? Rahmetli Denktaş, Evkaf’ın malını Rumlara vermeyi nasıl teklif eder, böyle bir şey olur mu?
“Kapalı Maraş Evkaf malıdır” argümanının iki mahkeme, AİHM ve KKTC Yüksek Mahkemesi kararıyla artık geride kalması lazım. AİHM’de 2005 yılında Xenides-Arestis başvurusunda, “Xenides-Arestis mağdur değildir çünkü mülk sahibi değildir, orası Evkaf malıdır. Bu başvuruyu kabul edilmez bul” dedik. AİHM bu görüşü oybirliğiyle reddetti ve Xenides-Arestis’in başvurusunu kabul edilebilir buldu. Oybirliğiyle yani Türkiye’nin yargıcının, Rıza Türmen’in oyuyla, oybirliğiyle reddetti. Ekim 2019’da Yargıtay olarak toplanan KKTC Yüksek Mahkemesi de “TMK Maraş’a ilişkin karar alırken, 1974 tapu kütüklerini esas alır, bunun öncesinde herhangi bir usulsüzlük olup olmadığını sorgulama yetkisi yoktur” dedi ve Kapalı Maraş’ı terk etmiş kişilerin TMK’ya başvurularının ele alınıp sonuçlandırılmasının önünü açtı. Gerek AİHM kararı, gerekse KKTC Yüksek Mahkemesi kararıyla artık bu tartışmanın sonlandırılması gerekiyor.

 

 

 

Türkiye’nin Avrupa Konseyi eski Daimi Temsilcisi Büyükelçi Daryal Batıbay, eski mülk sahiplerinin geri gelmesiyle Maraş’ın, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların bir arada üretip, çalışıp, ekonomik faaliyet yürütebildikleri bir laboratuvar olabileceğini söyledi.

Büyükelçi Batıbay, “Barışın temeli ekonomik işbirliğidir. Maraş, insanların birbirlerine etnik kökenlerinden dolayı husumetle bakmadığı, bilakis işbirliği yaptıkları bir deney olabilir” dedi.

 

 

 

“Maraş’ın açılması” diye sunmak da, bence yanlış bir yaklaşımdır. Yapılacak olan, Kapalı Maraş’ın açılması değil, Maraş’ta mülklerini terk etmiş insanların mülkiyet hakları ihlalinden doğan mağduriyetlerini gidermektir ve bunun için kurulmuş bir organ vardır, TMK. TMK Maraş’taki mülklerle ilgili kendisine yapılan iade başvurularına olumlu yanıt vererek bireysel mağduriyet giderir. Biz, “bireysel mağduriyet gideriyoruz, Maraş’taki mülkleri BM Güvenlik Konseyi kararlarına da uygun olarak eski mülk sahiplerinden başkasına vermiyoruz” demeliyiz.
BM Yönetimi’ne neden veremiyoruz? “Kıbrıs Türk tarafı bunu birçok defa Rum tarafına teklif etti, kabul edilmedi. Ara çözüm-mini paketler kabul görmedi, genel çözüm de 2017’de Rum tarafının tutumu yüzünden olmadı. O zaman ben, AİHM’in kararlarından doğan yükümlülüğümle bireysel mağduriyet gideriyorum, yaptığım budur. Bunu Kuzey’in diğer bölgelerinde yaparken, artık Maraş’ta da yapıyorum, Türk Yönetimi altında bireysel mağduriyet gideriyorum” demeliyiz. İzlenmesi gereken yol bence budur. “Maraş’ı açmak” diye bir şey yok, “74’te Maraş’ta mülklerini terk etmiş insanların hak ihlalinden doğan mağduriyetlerini Avrupa hukukuna göre gidermek” var. Ancak, bunu iyi bir diplomasiyle, iyi anlatarak yürütebiliriz.
Maraş’taki mülkler TMK’ya başvuran 74’teki sakinlerine iade ediliyor ama BM yönetimi altında değil. Neden BM yönetimi altında olmadığını iyi anlatmamız lazım ki “karar ihlalidir” denemesin. Yapılacak işlem, 1974’de Maraş’ta mülklerini terk edenlerin bireysel mağduriyetlerinin giderilmesidir. Esasen TMK’nın görevi, Avrupa hukukuna uygun işlevi de budur. 46 yıldır ara çözüm-mini paket önerilerini ve son olarak 2017’de genel çözümü reddeden Rum tarafının tutumu yüzünden, söz konusu mağduriyet giderme ancak Kıbrıs Türk yönetimi altında mümkündür. Rum uyuşmazlığı TMK’nın görevini yerine getirmesini engelleyemez.

 

 

0 Kez Okundu

Etiketler:
Daryal Batıbay Maraş

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM