“Rum lider ne derse
desin, Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin mevcut olduğu
gerçeğini değiştirmeyecek”
Lefkoşa, 24 Eylül 26
Dışişleri Bakanlığı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş
Milletler 81’inci Genel Kurulu’ndaki konuşmasını kınayarak, Kıbrıs
konusundaki gerçekleri çarpıttığını ve Türkiye’ye yönelik “mesnetsiz
ithamlarda” bulunduğunu kaydetti.
Bakanlıktan yapılan
yazılı açıklamada, Hristodulidis’in Kıbrıs Türk halkının 1963–1974 yılları
arasında maruz kaldığı zulüm, zorunlu göç ve ağır insan hakları ihlallerini bir
kez daha görmezden gelerek uluslararası kamuoyunu manipüle etme geleneğini
sürdürdüğü belirtildi.
Kıbrıs sorununun
temelini, Kıbrıs Türk halkının eşit ortağı olduğu 1960 ortaklık cumhuriyetinden
silah zoruyla atılmasının oluşturduğu ifade edilen açıklamada, “Kıbrıs Türk halkının
iradesini ve adadaki tarihsel gerçekleri yok sayan bu zihniyetin uluslararası
hukuktan ve Birleşmiş Milletler Şartı’ndan söz etmesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderliğinin içinde
bulunduğu durumun akıl almaz boyutlara ulaştığının kanıtıdır.” denildi.
Açıklamada, Hristodulidis’in
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine de tepki
gösterildi; “GKRY liderinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep
Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz ve terbiyesiz ifadelerini aynen kendisine
iade ediyoruz.” denildi.
“Rum lider ne derse
desin, Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin mevcut olduğu
gerçeğini değiştirmeyecek.” ifadeleri kullanılan açıklamada, federasyon
modeline dönülmesi çağrısı da eleştirildi. Açıklamada, yarım asrı aşkın süredir
müzakere edilen modelin, Rum tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen
“uzlaşmaz ve maksimalist” tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldığı kaydedildi.
– “Esas iki yüzlülük, geçmişte sonuç vermediği
açıkça ortada olan ve defalarca GKRY tarafınca reddedilen ‘federasyon’ modeli
üzerinde ısrar edilmesidir”
Hristodulidis’in bu
modele dönülmesi çağrısının, Rum tarafının mevcut statükodan yararlanmayı ve
Kıbrıs Türk halkı üzerindeki baskı ve kısıtlamaları artırmayı sürdürme niyetini
ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi
“Hal böyleyken, esas iki
yüzlülük, geçmişte sonuç vermediği açıkça ortada olan ve defalarca GKRY
tarafınca reddedilen ‘federasyon’ modeli üzerinde ısrar edilmesidir.
Kıbrıs konusuna dair
bilinmesi gereken en temel gerçek, adada yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki
ayrı bağımsız ve egemen devletin varlığıdır. Ada’da kalıcı bir anlaşmaya
varılabilmesi, Sayın Erdoğan’ın her vesileyle ve en son 23 Eylül 2026 tarihinde
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı hitaplarında bir kez daha
vurguladığı üzere, uluslararası toplumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin
egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü kabul etmesinden geçmektedir.
Kıbrıs Türkü’nü yok
sayarak yürütülen politikalar geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarısızlığa
mahkûm olmaya devam edecektir.”
