www.gulsehir.comgrandpashabetslotograndpashabetkonya eskortbahis sitelerideneme bonusu veren sitelergrandpashabetgrandpashabetJojobetsloganbahis girişgrandpashabetbetsalvador girişdeneme bonusugrandpashabetcasibombetpuanbetplaycasinoroyalbetplaybahiscasinobetplaydoedadoedagrandpashabetmarsbahisjojobet girişjojobetmatbetpusulabetimajbet girişesbetcashwinbetpuansonbahistrendbettrendbet güncel girişamgbahiscasinowonbetbeybullbahispusulabetganobetligobetcasibomjojobetmadridbetslotbaronwinLunabetBetorderbetsmovedarkbetpusulabet girişjojobetjojobet girişCasibomroyalbetmeritkingbetpark girişbetparkgrandpashabet girişkralbetstarzbetpusulabetDeneme bonusu veren siteler 2026Deneme bonusu veren siteler 2026Grandpashabet güncel adres 2026Grandpashabet güncel adres 2026Deneme bonusuDeneme bonusugrandpashabetgrandpashabet instagramlimanbetdeneme bonusubetinedeneme bonusudeneme bonusudeneme bonusutaraftarium24justin tvjojobetJojobetmatadorbetcasinoroyalcasinoroyalMarsbahisCasibomCasibompokerklasCasibomganobetCasibomhttps://freshstartrealty.com/Jojobet Girişbetplaybetplay girişbetbeybetbey girişmercurecasinomercurecasino girişesbetesbet girişcashwincashwin girişbetpuanbetpuan girişsonbahissonbahis girişwbahisnesinecasinoCasibom GirişCasibom
DOLAR 45,9831 0.02%
EURO 53,5254 0.26%
ALTIN
BITCOIN 2892933-5,78%
İstanbul
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

admin

admin

03 Haziran 2026 Çarşamba

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Konferans Vermek Üzere Malatya’ya Gitti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Konferans Vermek Üzere Malatya’ya Gitti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Malatya’ya gitti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Öztürkler, İnönü Üniversitesi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin davetlisi olarak “Geçmişten Geleceğe Kıbrıs Sorunu ve Millî Davamız” konulu bir konferans verecek.

Başkan Öztürkler’i Gaziantep Oğuzeli Havalimanı’nda KKTC Gaziantep Konsolosu Kerem İzmen ile Türkiye Gençlik ve Eğitim Federasyonu Başkanı Ahmet Bayduz karşıladı.

Öztürkler’in yarın gerçekleştirilecek konferansta Kıbrıs davası, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile Kıbrıs’ın stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunacağı bildirildi.

Devamını Oku

Önümüzdeki Aylarda Yüzde 90 Olasılıkla Kapımızda

Önümüzdeki Aylarda Yüzde 90 Olasılıkla Kapımızda
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya Meteoroloji Örgütü , küresel sıcaklık artışlarına yol açan El Nino hava olayının Haziran-Ağustos 2026 döneminde gerçekleşme ihtimalinin yüzde 80 olduğunu açıklayarak, bu durumun kasım ayına kadar sürebileceği uyarısında bulundu.

WMO, küresel sıcaklık tahminlerine ilişkin yeni bir rapor yayımladı. Tropikal Pasifik’teki olağan dışı sıcak okyanus sularının etkisiyle El Nino koşullarının gelişmeye başladığı belirtilen raporda, bu durumun önümüzdeki aylarda aşırı hava olayları riskini artırarak küresel sıcaklık ve yağış rejimlerini etkileyeceğine dikkat çekildi.

Raporda, haziran-ağustos döneminde El Nino’nun ortaya çıkma olasılığının yüzde 80 olduğu ifade edilerek, “Bunun en az kasıma kadar devam etme olasılığı ise yüzde 90’a yakın veya üzerinde. El Nino’nun zirve gücü ve zamanlaması konusunda bazı belirsizlikler devam etse de çoğu tahmin modeli bunun en azından orta düzeyde ve muhtemelen güçlü olacağını gösteriyor” denildi.

Nisan sonundan mayıs ortasına kadar Orta ve Doğu Ekvator Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklığının El Nino eşiklerine yaklaştığı aktarılan raporda, yüzeydeki bu artışın, Tropikal Pasifik’te alışılmadık derecede sıcak olan yüzey altı koşullarından beslendiği vurgulandı. Tropikal Pasifik’te sıcaklıkların ortalamanın 6 derece üzerinde seyrettiği ve bunun da gözlemlenen yüzey ısınmasına katkı sağlayan önemli bir ısı rezervi oluşturduğu kaydedildi.

“El Nino Önümüzdeki Aylarda Yüzde 90 Olasılıkla Kapımıza Dayanıyor”

Raporda görüşlerine yer verilen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, tehlikenin boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı

“El Nino önümüzdeki aylarda yüzde 90 olasılıkla kapımıza dayanıyor. Dünya bunu acil bir iklim uyarısı olarak ele almalı. El Nino koşulları, ısınan bir dünyanın ateşine benzin dökecektir. Etkiler daha da sert vuracak, daha da uzağa yayılacak ve yıkıcı bir hızla sınırları aşacaktır.”

Guterres, bu duruma karşı tek etkili çözümün adil bir iklim eylemi olduğunu vurgulayarak; fosil yakıtlara olan bağımlılığın sonlandırılması, yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması, en savunmasız kesimlerin korunması ve herkes için erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo da potansiyel olarak güçlü bir El Nino dalgasına karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti.

Saulo, “El Nino, kuraklığı ve şiddetli yağışları şiddetlendirecek; hem karada hem de okyanusta sıcak hava dalgaları riskini artıracaktır. 2023-24’teki en son El Nino, kayıtlardaki en güçlü 5 El Nino’dan biriydi ve 2024’te gördüğümüz rekor küresel sıcaklıklarda rol oynadı” değerlendirmesinde bulundu.

El Nino ve La Nina Hava Olayları

Pasifik Okyanusu’nda meydana gelen El Nino hava olayı, öncelikle okyanusa kıyısı olan bölgelerde, ardından ise dünya genelinde sıcaklıkların yükselmesine yol açıyor.

Bunun tam tersi bir etkiye sahip olan La Nina ise küresel ölçekte daha soğuk hava koşullarının yaşanması anlamına geliyor.

Bu iki hava olayı arasındaki geçiş dönemlerinde ise nötr, yani normal hava koşulları etkili oluyor.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanlığı’nda Tescilli Ürünler Ele Alındı

Cumhurbaşkanlığı’nda Tescilli Ürünler Ele Alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen ürünler, Menşe İsmi Korumalı ve Coğrafi İşaret Korumalı ürünler hakkında bir değerlendirme toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman başkanlığında, ilgili tüm paydaşların katılımıyla “Menşe İsmi Korumalı Ürünler ve Coğrafi İşaret Tescilli Ürünler” konulu kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan toplantıda, başta hellim olmak üzere AB nezdinde tescil edilen ürünlerle ilgili mevcut durum ve gelecekteki adımlar detaylı bir şekilde değerlendirildi.

Devamını Oku

İspanya’da Mayıs Ayındaki Aşırı Sıcaklar 101 Kişinin Ölümüne Yol Açtı

İspanya’da Mayıs Ayındaki Aşırı Sıcaklar 101 Kişinin Ölümüne Yol Açtı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İspanya’da mayıs ayında etkili olan ve mevsim normallerinin üzerinde seyreden erken sıcak hava dalgası nedeniyle 101 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, aşırı sıcakların halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla hazırlanan ulusal önlem planının tanıtım toplantısında konuştu.

Mayıs ayında hava sıcaklıklarının ortalamanın 10 ila 15 derece üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Garcia, 101 kişinin doğrudan aşırı sıcaklar ya da sıcaklığın tetiklediği sağlık sorunları sebebiyle yaşamını yitirdiğini belirtti.

İspanyolları oldukça sıcak bir yaz mevsiminin beklediği uyarısında bulunan Garcia, şu ifadeleri kullandı

“Sorun, artık sadece havanın daha sıcak olması değil, sıcak havanın her yıl daha erken gelmesi ve vücutlarımızın buna alışamaması. Fizyolojik adaptasyon ile ilgili riskler konusunda farkındalık eksikliği var.”

Sağlık ve İklim Değişikliği Direktörü Hector Tejero ise aşırı sıcaklara bağlı can kayıplarının büyük çoğunluğunun Bask, Asturias ve Galiçya bölgelerindeki yaşlı kadınlar arasında kaydedildiğini bildirdi. Tejero, bu durumun yaşlı kadınların sıcağa uyum sağlamakta daha fazla zorlanmasından kaynaklandığını ifade etti.

Tejero ayrıca, aşırı sıcaklar nedeniyle hastaneye yatışların yüzde 10, iş kazalarının ise yüzde 17 oranında artış gösterdiğini aktardı.

Son 10 Yılın Ortalamasının 3,6 Katı

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, mayıs ayında kaydedilen 101 ölüm vakası, son 10 yılda sıcak hava dalgaları nedeniyle yaşanan aylık ortalama ölüm sayısının 3,6 katına ulaştı.

İspanya’da geçmiş yıllara ait aşırı sıcaklık kaynaklı ölüm verileri ise şu şekilde açıklandı

  • 20224 bin 813 kişi
  • 20233 bin 9 kişi
  • 20242 bin 12 kişi
  • 20253 bin 832 kişi

Açıklanan verilerde, 2015-2025 yılları arasındaki dönemde aşırı sıcaklara bağlı toplam can kaybının ise 27 bin 564’e ulaştığı kaydedildi.

Devamını Oku

“Çok Güzel Bir Adamız Var, Bu Evi Korumak ve Gelecek Nesillere Aktarmak Zorundayız”

“Çok Güzel Bir Adamız Var, Bu Evi Korumak ve Gelecek Nesillere Aktarmak Zorundayız”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, “Çok güzel bir adamız, çok güzel bir evimiz var. Ancak bu evi korumak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre Erhürman, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen “Bir Başka Kıbrıs Yok” belgesel gösterimi ve paneline katıldı. Erhürman etkinlikte; ülkedeki taş ocakları, denizlere erişim ve kirlilik, katı atık yönetim sistemi, su arıtma tesisleri, özel çevre koruma bölgeleri, yerel su kaynakları ve çevre yönetimi konularında kapsamlı açıklamalarda bulundu.

DAÜ Turizm, Sağlık Bilimleri, İşletme ve Ekonomi ile Hukuk Fakülteleri, Çevre Kulübü ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Kulübü’nün destekleriyle; Kentsel Araştırma ve Geliştirme Merkezi , Toplumsal Duyarlılık Merkezi , Mağusa Kadın Merkezi Derneği ve Yeniboğaziçi Kadınlar Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Erhürman, bir çevre mühendisi olarak çevre konusundaki farkındalığın arttığını görmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Çevre bilincinin ve duyarlılığının toplumda giderek arttığını belirten Erhürman, bu haftanın çevre etkinlikleri açısından oldukça yoğun geçeceğini kaydetti. Etkinliğin düzenlenmesine katkı koyan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Erhürman, özellikle Gazimağusa’daki çevre ve kadın örgütlerinin yürüttüğü çalışmaları takdir ettiğini söyledi.

“Bir Başka Kıbrıs Yok” belgeselinin verdiği mesajın son derece önemli olduğunu vurgulayan Erhürman, “Bu ülke bizim evimizdir ve başka bir evimiz yoktur” dedi. Ülkenin ormanları, dağları, sulak alanları, denizi, temiz havası ve tarihi değerleriyle çok özel bir coğrafya olduğunu belirten Erhürman, “Çok güzel bir adamız, çok güzel bir evimiz var. Ancak bu evi korumak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız” diye konuştu.

“Taş Ocakları Çevresel Kriterlere Uygun İşletilmeli”

Dağlık bölgelerde faaliyet gösteren taş ocaklarına da değinen Erhürman, taş ocaklarının tamamen kapatılmasını savunmadığını ancak ihtiyaç duyulan ölçüde faaliyet göstermeleri ve çevresel kriterlere uygun şekilde işletilmelerinin önemini vurguladı.

Nilden Bektaş Erhürman, “Taş ocakları çevre kurallarına uygun yönetilmeli ve işletilmelidir. Günümüzde bunu mümkün kılan çevre teknolojileri vardır. Kapatılan ocakların da rehabilite edilerek doğaya yeniden kazandırılması gerekir” dedi.

“Yaz Sezonu Öncesinde Deniz Suyu Analizlerinin Yapılması Önemli”

Denizlere erişim konusunda bazı bölgelerde sıkıntılar yaşandığını ifade eden Erhürman, asıl büyük sorunun ise deniz kirliliği olduğunu vurguladı. Her yıl yaz sezonu öncesinde deniz suyu analizlerinin yapılmasının ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasının önemine dikkat çeken Erhürman, kirlilik tespit edilmesi halinde nedenlerinin araştırılması ve sorumlular hakkında yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtti.

Erhürman, “Girdiğimiz denizin temiz olup olmadığını bilmeliyiz. Yüzme suyu kalitesinin düzenli olarak ölçülmesi ve halkın bilgilendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Ülkede Etkin Katı Atık Yönetim Sistemi Bulunmuyor”

Ülke genelinde etkin bir katı atık yönetim sisteminin bulunmadığını belirten Erhürman, Dikmen Çöp Depolama Alanı’nın kapatılmasının ardından yeni bir depolama alanı açıldığını ancak planlanan sistemlerin tamamlanamadığını söyledi. Yeni depolama alanının 33 yıl hizmet vermesinin öngörüldüğünü fakat yaklaşık 11 yılda dolduğunu ifade eden Erhürman, transfer istasyonlarının kurulmasının planlandığını ve araçların alındığını ancak istasyonların hayata geçirilemediğini kaydetti.

Geri dönüşüm konusunda da ciddi eksiklikler olduğunu vurgulayan Erhürman, ambalaj atıkları başta olmak üzere geri kazanılabilir atıkların yeterince değerlendirilemediğini, bunun da çöp depolama alanlarının hızla dolmasına neden olduğunu belirtti.

“Arıtılmış Suyun Yeniden Kullanıma Kazandırılması Büyük Önem Taşıyor”

Ülkede 6 atık su arıtma tesisi bulunduğunu dile getiren Nilden Bektaş Erhürman, tüm şehirlerin kanalizasyon sistemlerinin arıtma tesislerine bağlanması gerektiğini ifade etti. Arıtılmış suyun yeniden kullanıma kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ve bazı bölgelerde arıtma tesisi eksikliği bulunduğunu belirten Erhürman, İskele bölgesinin bu konuda örnek gösterilebileceğini kaydetti.

“Özel Çevre Koruma Bölgeleri Dünya Ölçeğinde Değer Taşıyor”

Kuzey Kıbrıs’taki yedi özel çevre koruma bölgesinin dünya ölçeğinde önemli doğal değerler barındırdığını vurgulayan Erhürman, bu bölgeler için hazırlanan yönetim planlarının uygulanmasında eksiklikler yaşandığını söyledi. Zaman zaman bu alanlara yönelik çeşitli girişimlerin gündeme geldiğini belirten Erhürman, orman alanlarında da benzer sorunların yaşandığına dikkat çekti.

“Yerel Su Kaynaklarımızı Korumalıyız”

Ülkenin uzun yıllardır su sıkıntısı yaşadığını, yer altı su kaynaklarının aşırı kullanım nedeniyle tuzlandığını ve kirlendiğini hatırlatan Erhürman, Türkiye’den getirilen suyun ülkeye önemli bir rahatlama sağladığını ancak yerel su kaynaklarının korunması konusunda beklenen adımların atılmadığını ifade etti.

Erhürman, “Bu su çok değerlidir ancak ömür boyu kullanabileceğimiz bir kaynak değildir. Türkiye de su fakiri olma yolunda ilerleyen bir ülkedir. Bu nedenle yerel su kaynaklarımızı korumalı, zenginleştirmeli ve alternatif çözümler üretmeliyiz” dedi.

“Çevre Yönetiminin Üç Temel AyağıYasa, Bütçe ve Halk Katılımı”

Çevre sorunlarının kronik hale geldiğini ancak çözümsüz olmadığını belirten Erhürman, mühendislik ve bilimsel yöntemlerle tüm sorunların aşılabileceğini söyledi. Çevre yönetiminin üç temel ayağı bulunduğunu ifade eden Erhürman, bunları yasa, bütçe ve halk katılımı olarak sıraladı.

Nilden Bektaş Erhürman, birinci ayağın yasa olduğunu, 2012 yılında Avrupa Birliği normlarına uygun şekilde hazırlanan Çevre Yasası’nın önemli bir temel oluşturduğunu ancak yasa kapsamında yaklaşık 60 tüzüğün çıkarılması gerektiğini belirtti. Ayrıca yasa ve tüzükleri uygulayacak kurumların güçlendirilmesi, personel istihdam edilmesi, denetimlerin artırılması ve gerekli cezaların uygulanmasının şart olduğunu kaydetti.

İkinci ayağın bütçe olduğunu vurgulayan Erhürman, “Bütçe ayrılmadan çevre yönetimi yapılamaz, çevre politikası üretilemez” dedi. Üçüncü ayağın ise halkın çevre yönetimine katılımı olduğunu belirten Erhürman, çevre bilinci ve eğitiminin önemine dikkat çekti. “Üçüncü ayak olmazsa diğer iki ayak da çalışmaz” diyen Erhürman, halkın talep etmesi, örgütlerin birlikte hareket etmesi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasının önemine işaret etti. Kadınların çevre mücadelesindeki rolünün son derece önemli olduğunu belirten Erhürman, çocukların çevre bilinciyle yetişmesinin geleceğin çevre politikaları açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

“Cumhurbaşkanlığı Çevre Konusunda Aktif Rol Üstlendi”

Cumhurbaşkanlığının icra makamı olmadığını ancak çevre konusunda aktif bir rol üstlendiklerini ifade eden Erhürman, çevrenin çok geniş bir alan olması nedeniyle ilk etapta Çevre ve İklim Masası ile Su Yönetimi Masası oluşturduklarını açıkladı.

Su tasarrufu konusunda çalışmalar yürüttüklerini belirten Erhürman, kısa süre önce düzenlenen fidan dikim etkinliğinde bir saat içerisinde 14 bin 300 fidanın toprakla buluşturulduğunu hatırlattı. Amaçlarının yalnızca fidan dikmek değil, dikilen fidanların bakımını da takip etmek olduğunu belirten Erhürman, bu çalışmaların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini kaydetti.

Sivil toplum örgütleriyle düzenli toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade eden Erhürman, çevre alanında dağınık halde bulunan verilerin tek bir veri tabanında toplanması için çalışma başlattıklarını duyurdu. Ambalaj atıkları ile ilgili tüzük çalışmalarının ve geri dönüşüm konusunda düzenleme çalışmalarının sürdüğünü belirten Erhürman, tüm tarafları uzlaştırarak çevre açısından etkili düzenlemeler ortaya koymayı hedeflediklerini ifade etti.

Çevre örgütlerini ziyaret ederek görünürlüklerini artırmaya çalıştıklarını da belirten Erhürman, çevre sorunlarının çözümünün yalnızca devlet kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkün olacağını vurguladı. Nilden Bektaş Erhürman, konuşmasını “Çevre ancak hep birlikte korunabilir ve kurtarılabilir. Bu mücadeleyi ancak birlikte başarabiliriz” sözleriyle tamamladı.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Verified by ExactMetrics