19 Mayıs 2026 Salı
“Güçlü Yarınlar, Mutlu Çocuklarla Mümkündür”
GABFEST 2026 ÇOCUK ŞENLİĞİ KENTİN DÖRT BİR YANINDA ÇOCUKLARLA BULUŞUYOR
Güney Kıbrıs Meteoroloji Dairesi, sarı alarm düzeyini turuncuya yükseltti
Amcaoğlu: Lefkoşa–Güzelyurt Anayolu üzerindeki Alayköy Çemberimizi aydınlattık
Erdoğan: Kazakistan’daki zirvede KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın da bulunması bizim için çok anlamlıdır
Ankara, 19 Mayıs 26 (TAK): Türkiye
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’dak, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesinde
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da
bulunmasının kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.
Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklama
yaptı.
“21. asır, Türk ve Türkiye asrı
olacaktır.’ sözünü hatırlatan Erdoğan, “bu
gerçeğe son Kazakistan ziyaretlerinde bir daha tanık olduklarını belirtti. Erdoğan,
Kazakistan ile farklı alanlarda 12 belgeye ilave olarak “Ebedi Dostluk ve
Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi”ne imza attıklarını, 10 milyar
dolar ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefini bir kez daha teyit
ettiklerini hatırlattı.
Hoca Ahmet Yesevi’nin şehri Türkistan’da
Türk Devletleri Teşkilatının gayriresmi zirvesini başarıyla
gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, zirvede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
(KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da bulunmasının kendileri için çok
anlamlı olduğunu söyledi.
Teşkilatın 13. zirvesine sonbaharda
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağını aktaran Erdoğan, Türkiye’nin dönem
başkanlığı sırasında, Türk Devletleri Teşkilatının hem içeriye dönük
derinleşmesi hem de dışarıya dönük güçlenmesi için ellerinden gelen her türlü
çabayı göstereceklerinin altını çizdi.
(AA/FG)
Lefkoşa, 19 Mayıs 26 (TAK): Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım
ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na İsrail’in saldırısı protesto
edildi.
Filistin İnisiyatifi tarafından Lefkoşa
Terminali’ndeki Gazze Dayanışma Çadırı önünde düzenlenen etkinlikte bir araya
gelen protestocular, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda
yaptığı saldırıyı kınadı.
Ellerinde Filistin bayrakları ile İsrail
saldırganlığını kınayan dövizler taşıyan katılımcılar, İsrail aleyhine
sloganlar attı.
KKTC Filistin Platformu Sözcüsü Ahmet
Evin yaptığı basın açıklamasında, “İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik
saldırısını lanetliyor, bu hukuk tanımaz saldırganlığı insanlık vicdanı adına
en sert şekilde kınıyoruz.” ifadesini kullandı.
Protestocular, İsrail’in uluslararası
hukuka göre işlediği suçların artık son bulması gerektiğini belirterek, dünya
kamuoyunun saldırganlığa karşı tepki göstermesini istedi.
İsrail ordusu, 39 ülkeden 426 aktivistin
yer aldığı filoya, 18 Mayıs’ta Gazze’ye doğru uluslararası sularda seyir
halindeyken yeni bir saldırı düzenledi ve çok sayıda aktivisti hukuka aykırı
şekilde alıkoydu.
(AA/FG)
Lefkoşa, 18 Mayıs 26 (TAK): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu
bugünkü çalışmalarını tamamladı. Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret
(Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da, meclisin bugünkü gündeminde yer alan Motorlu
Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin
üçüncü görüşmesi de yapıldı. Görüşmede tasarının bütünü oy çokluğuyla kabul
edildi.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs
Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte yapılacak.
Meclis Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa
Tasarısı’na ilişkin rapor, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma
Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu.
-Baybars
Genel Kurul’da tasarı üzerine ilk sözü Bağımsız Milletvekili
Ayşegül Baybars aldı. Baybars, “Bu yasa ile uçan kuşa af çıkarıldı” dedi.
Baybars, söz konusu yasa ile herkesin affedilebileceğini
ifade ederek, hükümeti eleştirdi. Yasa ile kayıt dışı olanların sadece affedilmekle
kalmayıp, ülkede iki ay da ikamet izinsiz kalabilmesine olanak tanınacağını kaydetti.
Baybars, “Hükümet af kapsamına girenlere
iki ay boyunca ikamet izniniz de benden diyor” şeklinde konuştu.
Baybars, söz konusu yasanın dört yılda altı kez çıktığını da
anımsatarak, önceki yasalar çıktığı zaman da bunun “Kayıtlılığı sağlamak” için
yapıldığının söylendiğini anımsattı.
Artık ülkede sorunların çözülmediğini söyleyen Baybars,
ülkede sorun ve çözümlerin “Normalleştirilmeye çalışıldığını” kaydetti.
Hükümetin formülünün “Anayasa’yı ve Meclisi bypass ederek”
yasa gücünde kararname çıkartmak olduğunu söyleyen Baybars, ülkede yanlışlığın
sıradanlaştığını, hukuksuzluğun normalleştirildiğini ve istisnaların da kural
haline geldiğini belirtti.
Baybars, ülkede, hukuka saygılı, vergisi ödeyen, ülkesini
seven ve işçisini yasal çalıştıran insanlar olduğuna da dikkat çekerek, “Siz bu
insanları cezalandırıyorsunuz.” dedi.
Hükümetin toplumu “Keyfiliğe” alıştırmaya çalıştığını da söyleyen
Baybars, devletin kurallara uyan insanları koruyamadığı zaman zayıfladığını
ifade etti.
Baybars, kayıt dışılığın her zaman olduğunu ancak afların
hep mevcut hükümet dönemlerinde çıkartılmasını eleştirdi.
Hükümete tüm yasaları kaldırma önerisinde de bulunan
Baybars, hükümetin tüm yaptıklarının insanları “Kayıtsızlığa teşvik ettiğini” kaydetti.
Almanya gibi ülkelerde af çıkarılmadığını ve sıfır tolerans
ilkesi ile çalışıldığını ifade eden Ayşegül Baybars, KKTC’de kayıt dışı olan
kişilerin yakalanmaması durumunda hiç sorun olmadığını, insanların kayıt dışı çalışabildiğini,
hatta suç örgütlerine de katılabildiklerini söyledi.
Kayıt dışı olanları bir gün deport ettiklerini ancak başka
bir gün af getirebildiklerini ifade eden Baybars, yasaların hükümetin elinde
oyuncak olduğu eleştirisinde bulundu.
Baybars, yasa tasarısında yapılması gereken değişiklikler
konusunda önerilerde bularak, İçişleri Bakanlığı’ndan ikamet izinsiz veya
vizesi dolmuş turist sayısı hakkında veri talebinde bulundu.
Baybars, konuşmasının sonunda yapılanın yanlış olduğunu ve
toplumun bunu hak etmediğine inandığını belirtti.
-Özdenefe
Genel Kurul’da daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)
Milletvekili Fazilet Özdenefe söz alarak, mevcut hükümetin ülkeyi “Cennet adası”
yaptığını söyledi.
Ülkede hiçbir şey yapmadan diploma dağıtıldığını, ülkeyle herhangi
bir bağı olmayanlara ya da ülkede bulunma gününe bakılmadan yurttaşlık verilebildiğini
belirten Özdenefe, bu durumun devletin itibarını ve güvenirliğini sarstığını kaydetti.
Geçmiş yıllarda birçok af yapıldığını anımsatan Özdenefe,
pandemi döneminde çıkarılan afların insani olduğunu ancak günümüzdeki afların
bir rutine dönüştüğü eleştirisinde bulundu.
Özdenefe, Meclis’e yasa yapma konusunda eleştirilerde
bulunarak, görüşlerin dinlenmediğini ve yasaların usulen, şeklen geçirildiğini söyledi.
Söz konusu yasanın insani nedenlerle yapılmadığını görüşünü
dile getiren Özdenefe, yasanın ekonomik önlemler paketi içinde yer almasını da eleştirdi.
Özdenefe, herkesin affa tabi olduğunu belirterek, bir asgari
ücret ödenmesi halinde, turist vizesi olanların artık ikamet izni sahibi
olacaklarını kaydetti.
Sapla samanın karıştığını söyleyen Özdenefe, ülkede
yurttaşlık hakkı olanlarla olmayanların artık birbirine karıştığını dile
getirdi.
Özdenefe, ülkede yıllardır, e-devletten, e-vizeden
bahsedildiğini, ancak KKTC’nin göç yönetimi devletine geçiş yapamadığını ifade
etti.
Ülkede öğrencilerin devlet tarafından korunması gerektiğini
söyleyen Özdenefe, ancak ülkeye gelen öğrencilerin de ülke yasalarına uyma
zorunluluğu olduğuna işaret etti.
Seçime çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Özdenefe,
hükümete başka icraat yapmaması çağrısında bulundu.
-Solyalı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı da, bugün Meclis’e üç yasa ve
bir tane de ivedilik geldiğini söyleyerek, tüm getirilen yasaların verilerinin
bulunmamasını eleştirdi.
Yabancılar ve Muhaceret Yasa Tasarısı hakkında konuşan
Solyalı, yasayla 250 bin kişiye af getirileceğini söyledi.
Solyalı, kaçak yakalamanın ve deport etmenin devlet için masraflı
bir şey olduğunu ve deport edilen kişi için devletin 71 bin TL masrafı olduğunu
söyleyerek, hükümetin bu nedenle her yıl af çıkardığını kaydetti.
Solyalı, Demokrat Parti (DP) Milletvekili Serhat Akpınar’ın
bir televizyon programına katıldığını ve Yükseköğrenim Değişiklik Yasası
hakkında açıklamalarda bulunduğunu söyledi.
Akpınar’ın açıklamaları kapsamında Başbakan Ünal Üstel ile
İçişleri Bakanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi ile adaya tüm girişleri
kontrol altına alabilecek bir sistem üzerinde çalıştıkları bilgisini
aldıklarını belirten Solyalı, “Yani yine biz kendi yönetemediğimiz bir yapıyı
Türkiye Cumhuriyeti’ne devretmiş durumdayız.” dedi.
Solyalı, ayrıca kaç kişiye bu imkanın tanınacağını ve vizeye
başvurabileceğini de sordu.
-Talat
Milletvekili Ürün Solyalı ardından söz alan CTP Milletvekili
Ongut Talat da, bugün yalnızca bir affı konuşmadıklarını, bu konunun nüfus
politikasından, kayıt sistemine, yükseköğrenim politikasından çalışma hayatına
ve kamu güvenliğine kadar çok geniş bir alanı kapsayan bir mevzu olduğunu söyledi.
Talat, verileri tutan kurumların arasında dijital bir
koordinasyon olmadığını ifade ederek, İçişleri Bakanlığı’ndan kendilerine veri
sunmasını talep etti.
E-devlet kurumun kamu ortak veri merkezindeki işletim
sistemlerine erişim yetkisi olmadığını dile getiren Talat, Türksat ile yapılan
protokol gereği ülkenin e-devlet kurumunun bu sistemlere erişimi olmadığını söyledi.
Talat, kişilerin kamu kaynakları kullanılarak ülkeden deport
edildiğini, bu rakamın da kamu kaynakları üzerinde bir yük olduğunu vurguladı.
Talat, rakamlar hakkında bilgi vererek, yapılan çalışma ile
Maliye’ye ne kadar para kazandırılacağını sordu.
Talat, geçen hafta 95 kişiye istisnai yurttaşlık verildiğini
de anımsatarak, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma nedenlerini okudu ve
Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini eleştirdi.
Talat, yurttaşlıkların eften püften gerekçelerle verildiğini,
yurttaşlığı gerçekten hak edenlere ise verilmediğini kaydetti.
-Gardiyanoğlu
UBP Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu da konuyla ilgili birkaç
şeyi düzeltmek istediği söyleyerek, söz aldı. Gardiyanoğlu, kendisinin bakanlık
sürecinde diğer ülke bakanları ile yaptıkları istişareler konusuna değindi ve hemen
hemen bütün ülkelerdeki sorunların ortak olduğunu söyledi.
Muhaceret konusunun “Kanayan yara” olduğunu dile getiren
Gardiyanoğlu, her yıl bir af çıksa da şu andaki mevcut düzenlemelerle ilgili
kayıt dışılığın önüne geçilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Gardiyanoğlu, son yapılan aflarla ilgili bilgi vererek,
muhaceret affına başvuranların yüzde 50’den fazlasının ülkeye eğitim için
gelenler olduğunu belirterek, konunun çözümü yönünde birlikte çalışmayı teklif
etti.
Kendi görev süresinde yapılan çalışmalarla ilgili de konuşan
Gardiyanoğlu, yapılacak her yasa için elini taşın altına koymaya hazır
olduklarını kaydetti.
Avrupa’da da çok ciddi sıkıntılar olduğunu belirten
Gardiyanoğlu, orada da KKTC’de de toleransın sıfır olduğunu ve kişinin
yakalandığı zaman deport edildiğini belirtti.
Gardiyanoğlu, bu sorunun çözümünün yasal düzenlemeler
olduğuna dikkat çekerek, ivedilikle çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.
-Oğuz
Konuşmalar ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, eleştirilere
ve sorulara yanıt verdi. Olumlu ve olumsuz değerlendirme yapan herkese teşekkür
eden Oğuz, dönüp dolaşıp, gelinen noktanın sistem olduğunu söyledi.
Yapılması gerekenler zamanında yapılmadığı için kendilerinin
de sistemde iyileştirme yapmaya çalıştıklarını ifade eden Oğuz, herkesin
kendilerini eleştirdiğini, bir göç merkezi kurduklarını ancak kimsenin bunu
önemsemediğini dile getirdi.
Oğuz, göçün dünyanın sorunu olduğunu dile getirerek, içinde
bulunulan coğrafya ve yaşanan savaşlar nedeniyle ülkede göç sorunu olduğunu
ifade etti.
İzinlendirmeleri yapan Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanlığı,
Milli Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceretin entegre çalışmasının
önemine işaret eden Oğuz, bu sistemin bugüne kadar kurulmadığını kaydetti.
Yapılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Bakan Oğuz,
bazı değişikliklerin zaman aldığını, basit şeyler için bile haftalar
istendiğini söyledi. Oğuz, bazı konularda gerekli birimlerden eğitim
aldıklarını da belirtti.
Tek düğmeye basarak verileri elde etmek istediklerini ancak
bugünkü imkanlarda böyle bir şeyin mümkün olmadığını ifade eden Oğuz, yıllara
göre aftan yararlanan kişiler ve rakamları hakkında bilgiler verdi.
Oğuz, uygulamanın muhaceret affını kapsadığını, adli suçları
kapsamadığını vurgulayarak, affın belli bir süreyi kapsadığını ve belli
şartlara bağlı olduğunu da ekledi.
Ülkeden ihraç edilenler hakkında da bilgi veren Oğuz, ülkeye
girişler konusunda da istenmeyen olaylar olduğunu ve bunları önlemek için ek
tedbirler aldıklarını söyledi.
“Bu sorunu yasayla çözebiliriz” diyen Oğuz, gelen çok sayıda
talep ve şikayet olduğunu kaydetti.
Hükümetin çok fazla eleştirildiğini de ifade eden Oğuz,
doğru bildiklerini yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Yasa dışı göçle ilgili mücadele ettiklerini anlatan Oğuz, bu
çalışmaları paraya bağlamanın da doğru olmadığını, amaçlarının kayıt dışılık konusunda
gerekli tedbiri almak olduğunu vurguladı.
Kayıt dışı yaşamla ilgili ne tedbir alınacağı sorusuna ise Oğuz,
bütün bu aftan yararlananların kayda girmiş olacağı yanıtını verdi.
Bütün yetkinin Türkiye Cumhuriyeti’ne verileceği
eleştirisinin doğru olmadığını belirten Oğuz, amaçlarının verisel anlamda
suçlarla mücadele olduğunu kaydetti.
“Biz hiç kimseye istisnai bir durum yaratmıyoruz.” diyen
Oğuz, yasalar çerçevesinde hareket ettiklerini vurguladı.
Vatandaşlık Yasası’na da iki tane madde getirdiklerini
kaydeden Oğuz, bunun birinin evlat edinilen veya evlilik dışı doğan çocukların
18 yaşına kadar vatandaşlık alamamasının düzeltilerek, bu mağduriyeti ortadan
kaldırmaya yönelik olduğunu söyledi.
UBP Milletvekili Ali Pilli’nin yerinden söz alarak Ebola
salgını konusunda bir soru sorması üzerine Oğuz, bu konuyla ilgili Sağlık
Bakanlığı’nın çalıştığını, hastalığın yayılma riskinin olduğu ülkelere yönelik
gerekli çalışmaları yapabileceklerini kaydetti.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yerinden söz alarak, bu
hastalığın insandan insana kolay bulaşmadığını, şu anda kısıtlamaya gidecek bir
noktada olunmadığını, gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti. Dinçyürek, “Şu an
için ülkemizde bir tehdit bulunmamaktadır.” dedi.
Ardından Dursun Oğuz konuşmasına devam ederek, bu affın bir
fırsat olduğunu ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışma Bakanlığı’nın da bununla ilgili gerekli duyuruları
yapacağını kaydeden Oğuz, kayıt dışı yaşamla mücadeleye çok önem verdiklerini
söyledi.
Konuşmaların ardından Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik)
Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da son olarak Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya
Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi yapıldı.
Görüşmede Tasarı’nın bütünü oy çokluğuyla kabul edildi ve toplantı tamamlandı.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs
Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte saat
10.00’da yapılacak.
(GHA-FS/TUĞ)
Haber: Gülden Hacımevlüt Alyaz-Filiz Seyis
Lefkoşa, 18 Mayıs 26 (TAK): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu
bugünkü çalışmalarını tamamladı. Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret
(Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da, meclisin bugünkü gündeminde yer alan Motorlu
Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin
üçüncü görüşmesi de yapıldı. Görüşmede tasarının bütünü oy çokluğuyla kabul
edildi.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs
Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte yapılacak.
Meclis Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa
Tasarısı’na ilişkin rapor, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma
Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu.
-Baybars
Genel Kurul’da tasarı üzerine ilk sözü Bağımsız Milletvekili
Ayşegül Baybars aldı. Baybars, “Bu yasa ile uçan kuşa af çıkarıldı” dedi.
Baybars, söz konusu yasa ile herkesin affedilebileceğini
ifade ederek, hükümeti eleştirdi. Yasa ile kayıt dışı olanların sadece affedilmekle
kalmayıp, ülkede iki ay da ikamet izinsiz kalabilmesine olanak tanınacağını kaydetti.
Baybars, “Hükümet af kapsamına girenlere
iki ay boyunca ikamet izniniz de benden diyor” şeklinde konuştu.
Baybars, söz konusu yasanın dört yılda altı kez çıktığını da
anımsatarak, önceki yasalar çıktığı zaman da bunun “Kayıtlılığı sağlamak” için
yapıldığının söylendiğini anımsattı.
Artık ülkede sorunların çözülmediğini söyleyen Baybars,
ülkede sorun ve çözümlerin “Normalleştirilmeye çalışıldığını” kaydetti.
Hükümetin formülünün “Anayasa’yı ve Meclisi bypass ederek”
yasa gücünde kararname çıkartmak olduğunu söyleyen Baybars, ülkede yanlışlığın
sıradanlaştığını, hukuksuzluğun normalleştirildiğini ve istisnaların da kural
haline geldiğini belirtti.
Baybars, ülkede, hukuka saygılı, vergisi ödeyen, ülkesini
seven ve işçisini yasal çalıştıran insanlar olduğuna da dikkat çekerek, “Siz bu
insanları cezalandırıyorsunuz.” dedi.
Hükümetin toplumu “Keyfiliğe” alıştırmaya çalıştığını da söyleyen
Baybars, devletin kurallara uyan insanları koruyamadığı zaman zayıfladığını
ifade etti.
Baybars, kayıt dışılığın her zaman olduğunu ancak afların
hep mevcut hükümet dönemlerinde çıkartılmasını eleştirdi.
Hükümete tüm yasaları kaldırma önerisinde de bulunan
Baybars, hükümetin tüm yaptıklarının insanları “Kayıtsızlığa teşvik ettiğini” kaydetti.
Almanya gibi ülkelerde af çıkarılmadığını ve sıfır tolerans
ilkesi ile çalışıldığını ifade eden Ayşegül Baybars, KKTC’de kayıt dışı olan
kişilerin yakalanmaması durumunda hiç sorun olmadığını, insanların kayıt dışı çalışabildiğini,
hatta suç örgütlerine de katılabildiklerini söyledi.
Kayıt dışı olanları bir gün deport ettiklerini ancak başka
bir gün af getirebildiklerini ifade eden Baybars, yasaların hükümetin elinde
oyuncak olduğu eleştirisinde bulundu.
Baybars, yasa tasarısında yapılması gereken değişiklikler
konusunda önerilerde bularak, İçişleri Bakanlığı’ndan ikamet izinsiz veya
vizesi dolmuş turist sayısı hakkında veri talebinde bulundu.
Baybars, konuşmasının sonunda yapılanın yanlış olduğunu ve
toplumun bunu hak etmediğine inandığını belirtti.
-Özdenefe
Genel Kurul’da daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)
Milletvekili Fazilet Özdenefe söz alarak, mevcut hükümetin ülkeyi “Cennet adası”
yaptığını söyledi.
Ülkede hiçbir şey yapmadan diploma dağıtıldığını, ülkeyle herhangi
bir bağı olmayanlara ya da ülkede bulunma gününe bakılmadan yurttaşlık verilebildiğini
belirten Özdenefe, bu durumun devletin itibarını ve güvenirliğini sarstığını kaydetti.
Geçmiş yıllarda birçok af yapıldığını anımsatan Özdenefe,
pandemi döneminde çıkarılan afların insani olduğunu ancak günümüzdeki afların
bir rutine dönüştüğü eleştirisinde bulundu.
Özdenefe, Meclis’e yasa yapma konusunda eleştirilerde
bulunarak, görüşlerin dinlenmediğini ve yasaların usulen, şeklen geçirildiğini söyledi.
Söz konusu yasanın insani nedenlerle yapılmadığını görüşünü
dile getiren Özdenefe, yasanın ekonomik önlemler paketi içinde yer almasını da eleştirdi.
Özdenefe, herkesin affa tabi olduğunu belirterek, bir asgari
ücret ödenmesi halinde, turist vizesi olanların artık ikamet izni sahibi
olacaklarını kaydetti.
Sapla samanın karıştığını söyleyen Özdenefe, ülkede
yurttaşlık hakkı olanlarla olmayanların artık birbirine karıştığını dile
getirdi.
Özdenefe, ülkede yıllardır, e-devletten, e-vizeden
bahsedildiğini, ancak KKTC’nin göç yönetimi devletine geçiş yapamadığını ifade
etti.
Ülkede öğrencilerin devlet tarafından korunması gerektiğini
söyleyen Özdenefe, ancak ülkeye gelen öğrencilerin de ülke yasalarına uyma
zorunluluğu olduğuna işaret etti.
Seçime çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Özdenefe,
hükümete başka icraat yapmaması çağrısında bulundu.
-Solyalı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı da, bugün Meclis’e üç yasa ve
bir tane de ivedilik geldiğini söyleyerek, tüm getirilen yasaların verilerinin
bulunmamasını eleştirdi.
Yabancılar ve Muhaceret Yasa Tasarısı hakkında konuşan
Solyalı, yasayla 250 bin kişiye af getirileceğini söyledi.
Solyalı, kaçak yakalamanın ve deport etmenin devlet için masraflı
bir şey olduğunu ve deport edilen kişi için devletin 71 bin TL masrafı olduğunu
söyleyerek, hükümetin bu nedenle her yıl af çıkardığını kaydetti.
Solyalı, Demokrat Parti (DP) Milletvekili Serhat Akpınar’ın
bir televizyon programına katıldığını ve Yükseköğrenim Değişiklik Yasası
hakkında açıklamalarda bulunduğunu söyledi.
Akpınar’ın açıklamaları kapsamında Başbakan Ünal Üstel ile
İçişleri Bakanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi ile adaya tüm girişleri
kontrol altına alabilecek bir sistem üzerinde çalıştıkları bilgisini
aldıklarını belirten Solyalı, “Yani yine biz kendi yönetemediğimiz bir yapıyı
Türkiye Cumhuriyeti’ne devretmiş durumdayız.” dedi.
Solyalı, ayrıca kaç kişiye bu imkanın tanınacağını ve vizeye
başvurabileceğini de sordu.
-Talat
Milletvekili Ürün Solyalı ardından söz alan CTP Milletvekili
Ongut Talat da, bugün yalnızca bir affı konuşmadıklarını, bu konunun nüfus
politikasından, kayıt sistemine, yükseköğrenim politikasından çalışma hayatına
ve kamu güvenliğine kadar çok geniş bir alanı kapsayan bir mevzu olduğunu söyledi.
Talat, verileri tutan kurumların arasında dijital bir
koordinasyon olmadığını ifade ederek, İçişleri Bakanlığı’ndan kendilerine veri
sunmasını talep etti.
E-devlet kurumun kamu ortak veri merkezindeki işletim
sistemlerine erişim yetkisi olmadığını dile getiren Talat, Türksat ile yapılan
protokol gereği ülkenin e-devlet kurumunun bu sistemlere erişimi olmadığını söyledi.
Talat, kişilerin kamu kaynakları kullanılarak ülkeden deport
edildiğini, bu rakamın da kamu kaynakları üzerinde bir yük olduğunu vurguladı.
Talat, rakamlar hakkında bilgi vererek, yapılan çalışma ile
Maliye’ye ne kadar para kazandırılacağını sordu.
Talat, geçen hafta 95 kişiye istisnai yurttaşlık verildiğini
de anımsatarak, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma nedenlerini okudu ve
Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini eleştirdi.
Talat, yurttaşlıkların eften püften gerekçelerle verildiğini,
yurttaşlığı gerçekten hak edenlere ise verilmediğini kaydetti.
-Gardiyanoğlu
UBP Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu da konuyla ilgili birkaç
şeyi düzeltmek istediği söyleyerek, söz aldı. Gardiyanoğlu, kendisinin bakanlık
sürecinde diğer ülke bakanları ile yaptıkları istişareler konusuna değindi ve hemen
hemen bütün ülkelerdeki sorunların ortak olduğunu söyledi.
Muhaceret konusunun “Kanayan yara” olduğunu dile getiren
Gardiyanoğlu, her yıl bir af çıksa da şu andaki mevcut düzenlemelerle ilgili
kayıt dışılığın önüne geçilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Gardiyanoğlu, son yapılan aflarla ilgili bilgi vererek,
muhaceret affına başvuranların yüzde 50’den fazlasının ülkeye eğitim için
gelenler olduğunu belirterek, konunun çözümü yönünde birlikte çalışmayı teklif
etti.
Kendi görev süresinde yapılan çalışmalarla ilgili de konuşan
Gardiyanoğlu, yapılacak her yasa için elini taşın altına koymaya hazır
olduklarını kaydetti.
Avrupa’da da çok ciddi sıkıntılar olduğunu belirten
Gardiyanoğlu, orada da KKTC’de de toleransın sıfır olduğunu ve kişinin
yakalandığı zaman deport edildiğini belirtti.
Gardiyanoğlu, bu sorunun çözümünün yasal düzenlemeler
olduğuna dikkat çekerek, ivedilikle çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.
-Oğuz
Konuşmalar ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, eleştirilere
ve sorulara yanıt verdi. Olumlu ve olumsuz değerlendirme yapan herkese teşekkür
eden Oğuz, dönüp dolaşıp, gelinen noktanın sistem olduğunu söyledi.
Yapılması gerekenler zamanında yapılmadığı için kendilerinin
de sistemde iyileştirme yapmaya çalıştıklarını ifade eden Oğuz, herkesin
kendilerini eleştirdiğini, bir göç merkezi kurduklarını ancak kimsenin bunu
önemsemediğini dile getirdi.
Oğuz, göçün dünyanın sorunu olduğunu dile getirerek, içinde
bulunulan coğrafya ve yaşanan savaşlar nedeniyle ülkede göç sorunu olduğunu
ifade etti.
İzinlendirmeleri yapan Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanlığı,
Milli Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceretin entegre çalışmasının
önemine işaret eden Oğuz, bu sistemin bugüne kadar kurulmadığını kaydetti.
Yapılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Bakan Oğuz,
bazı değişikliklerin zaman aldığını, basit şeyler için bile haftalar
istendiğini söyledi. Oğuz, bazı konularda gerekli birimlerden eğitim
aldıklarını da belirtti.
Tek düğmeye basarak verileri elde etmek istediklerini ancak
bugünkü imkanlarda böyle bir şeyin mümkün olmadığını ifade eden Oğuz, yıllara
göre aftan yararlanan kişiler ve rakamları hakkında bilgiler verdi.
Oğuz, uygulamanın muhaceret affını kapsadığını, adli suçları
kapsamadığını vurgulayarak, affın belli bir süreyi kapsadığını ve belli
şartlara bağlı olduğunu da ekledi.
Ülkeden ihraç edilenler hakkında da bilgi veren Oğuz, ülkeye
girişler konusunda da istenmeyen olaylar olduğunu ve bunları önlemek için ek
tedbirler aldıklarını söyledi.
“Bu sorunu yasayla çözebiliriz” diyen Oğuz, gelen çok sayıda
talep ve şikayet olduğunu kaydetti.
Hükümetin çok fazla eleştirildiğini de ifade eden Oğuz,
doğru bildiklerini yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Yasa dışı göçle ilgili mücadele ettiklerini anlatan Oğuz, bu
çalışmaları paraya bağlamanın da doğru olmadığını, amaçlarının kayıt dışılık konusunda
gerekli tedbiri almak olduğunu vurguladı.
Kayıt dışı yaşamla ilgili ne tedbir alınacağı sorusuna ise Oğuz,
bütün bu aftan yararlananların kayda girmiş olacağı yanıtını verdi.
Bütün yetkinin Türkiye Cumhuriyeti’ne verileceği
eleştirisinin doğru olmadığını belirten Oğuz, amaçlarının verisel anlamda
suçlarla mücadele olduğunu kaydetti.
“Biz hiç kimseye istisnai bir durum yaratmıyoruz.” diyen
Oğuz, yasalar çerçevesinde hareket ettiklerini vurguladı.
Vatandaşlık Yasası’na da iki tane madde getirdiklerini
kaydeden Oğuz, bunun birinin evlat edinilen veya evlilik dışı doğan çocukların
18 yaşına kadar vatandaşlık alamamasının düzeltilerek, bu mağduriyeti ortadan
kaldırmaya yönelik olduğunu söyledi.
UBP Milletvekili Ali Pilli’nin yerinden söz alarak Ebola
salgını konusunda bir soru sorması üzerine Oğuz, bu konuyla ilgili Sağlık
Bakanlığı’nın çalıştığını, hastalığın yayılma riskinin olduğu ülkelere yönelik
gerekli çalışmaları yapabileceklerini kaydetti.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yerinden söz alarak, bu
hastalığın insandan insana kolay bulaşmadığını, şu anda kısıtlamaya gidecek bir
noktada olunmadığını, gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti. Dinçyürek, “Şu an
için ülkemizde bir tehdit bulunmamaktadır.” dedi.
Ardından Dursun Oğuz konuşmasına devam ederek, bu affın bir
fırsat olduğunu ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışma Bakanlığı’nın da bununla ilgili gerekli duyuruları
yapacağını kaydeden Oğuz, kayıt dışı yaşamla mücadeleye çok önem verdiklerini
söyledi.
Konuşmaların ardından Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik)
Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da son olarak Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya
Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi yapıldı.
Görüşmede Tasarı’nın bütünü oy çokluğuyla kabul edildi ve toplantı tamamlandı.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs
Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte saat
10.00’da yapılacak.
(GHA-FS/TUĞ)
Haber: Gülden Hacımevlüt Alyaz-Filiz Seyis
Beyrut, 18 Mayıs 26 (TAK): İsrail ordusunun 2 Mart’tan bu
yana Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı
ateşkese rağmen 32 artarak, 3 bin 20’ye yükseldi.
İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve 15 Mayıs’ta
45 gün uzatılan ateşkese karşın, Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana
düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısına ilişkin son verilerini
paylaştı.
Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında
ölenlerin sayısı 3 bin 20’ye, yaralı sayısı 9 bin 273’e ulaştı.
Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail’in 2
Mart’tan itibaren Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 2 bin 988 kişinin öldüğünü
bildirmişti.
Öte yandan Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre,
İsrail savaş uçakları öğle saatlerinden bu yana güneydeki Hinaviyye, Burç
Şemali, Deyr Suryan, Furun, Tul, Doğu Zavtar, Kefer Tebnit, Batı Zavtar, Haruf,
Kefer Rumman ve Kefer Dunin beldelerine hava saldırıları düzenledi.
İsrail topçuları da Mercayun kazasına bağlı Urayd
beldesini bombaladı.
– İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları
başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin
sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada,
Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin
3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15
Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla
ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin
yapılması kararlaştırılmıştı.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki
saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal
ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
(AA/MK/TUĞ)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.