Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi , Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan Bundibugyo Ebola virüsü vakaları üzerine harekete geçerek ülkedeki 10 eyalette alarm durumuna geçildiğini duyurdu.
NCDC tarafından yapılan açıklamada, Uganda ve KDC’de etkisini sürdüren Ebola salgını nedeniyle, uluslararası seyahatler ve sınır ötesi hareketliliğin Nijerya için de bir risk oluşturduğu belirtildi. Virüsün ülkeye taşınma ihtimaline karşı önlemlerin artırıldığı ifade edildi.
Nijerya genelinde şu ana kadar doğrulanmış herhangi bir Ebola vakasına rastlanmadığı vurgulanan açıklamada, federal hükümetin tüm eyalet yönetimlerine gözetim faaliyetlerini sıkılaştırma ve acil durum hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarma talimatı verdiği aktarıldı.
Risk Altındaki Eyaletler Belirlendi
Açıklamada, eyaletlerin risk durumlarına göre sınıflandırıldığı belirtilerek; Enugu, Borno, Akwa Ibom, Cross River, Taraba ve Adamawa eyaletlerinin “yüksek risk”, Kaduna, Katsina, Bauchi ve Plateau eyaletlerinin ise “orta risk” grubunda yer aldığı bildirildi.
Uganda ve KDC’de bugüne kadar 1000’den fazla şüpheli vaka ile 247 can kaybının kayıtlara geçtiğini bildiren NCDC, salgının özellikle genç ve orta yaş grubundaki nüfusta daha etkili olduğunu paylaştı.
Bundibugyo Ebola türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi yönteminin bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, salgının kontrol altına alınabilmesinde erken teşhis ve hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Virüsün hava yoluyla bulaşmadığı, enfekte bireylerin vücut sıvıları, kontamine olmuş malzemeler veya enfekte hayvanlarla doğrudan temas yoluyla yayıldığı bilgisi yinelendi.
NCDC’nin Acil Durum Operasyon Merkezini faaliyete geçirdiği ve tüm eyaletlerden 72 saat içinde hazırlık durum raporlarını sunmalarını talep ettiği belirtildi.
Bundibugyo Türü Hakkında
Ebola virüsünün Bundibugyo türü, ilk kez 2007 yılında Uganda’nın Bundibugyo bölgesinde tespit edilmişti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşan bu virüs, oldukça yüksek ölüm oranlarına yol açabiliyor.
Uzmanlar, bu türe karşı geliştirilmiş onaylı bir aşı veya spesifik bir tedavi bulunmaması sebebiyle, salgınla mücadelede erken teşhis, temaslı takibi ve hızlı izolasyon yöntemlerinin en kritik adımlar olduğunu belirtiyor.
