Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan gemiyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan 9 zanlı için 7 gün daha tutukluluk emri verildi. Haklarında derdest emri bulunan 5 kişi ise hâlâ aranıyor.
Bugün 4’üncü kez Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarılan zanlılardan ikisinin, sağlık sorunları nedeniyle tam teşekküllü bir hastanede sağlık kontrolünden geçirilmesine karar verildi.
Aleyhlerinde “Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması bulunan zanlılar, polis tarafından geniş güvenlik önlemleri altında Girne Kaza Mahkemesi’ne getirildi.
Mahkeme dışında bekleyen bazı kayıp yakınları, zanlıların mahkemeye getirilmesi ve götürülmesi esnasında sözlü tepki gösterdi. Kayıpların fotoğraflarını taşıyarak adalet çağrısı yapan kayıp yakınları, “Yüreğimizi parçaladınız” dedi.
Duruşmada söz alan Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, kaza hakkında ulaşılan detayları ve soruşturma kapsamında elde edilen verileri aktardı.
Mannaş, geminin sol ön kızağında oluşan bir kırığın üstünkörü şekilde tamir edildiğine dair fotoğraflara ulaşıldığını, soruşturma kapsamında bugüne kadar 300’ün üzerinde ifade alındığını, Türkiye ve KKTC’deki birçok kuruma yazı yazıldığını ve haklarında derdest emri bulunan 5 kişinin arandığını kaydetti. Geminin sol ön kızağı kırıldığı için alabora olup battığını söyleyen Mannaş, kaza sırasındaki hava durumu hakkında Meteoroloji Dairesi’nden anlık bilgi alındığını belirtti.
Haziran ayında geminin su aldığına dair bir videonun basına yansıdığını hatırlatan Mannaş, bu videonun emare olarak alındığını, videoyu kaydeden şahsın ifadesinin alındığını söyledi. Mannaş, geminin tüm evraklarının Gazimağusa Limanı’ndan orijinalleri temin edilerek kontrol edildiğini ifade etti.
Geminin evraklarının “tamam” olduğunu belirten Mannaş, gemi journaline, sistemde oluşan bir arıza sebebiyle ulaşılamadığını aktardı. Gemi journalinde acil durum eğitimi kayıtları ve gemi çalışanlarının görev bilgilerinin de yer alması gerektiğini söyledi.
Kayıp kişilerin kimlik tespit çalışmaları için 14 aile yakınından DNA örneği alındığını kaydeden Mannaş, tüm örneklerin Türkiye’ye gönderilerek testlerinin sonuçlandırıldığını belirtti.
“Optimus Prime” gemisinin arama-kurtarma çalışmalarına devam ettiğini aktaran Mannaş, TCG Işın ve TCG Alemdar gemilerinin bölgeden ayrıldığını açıkladı.
Mannaş ayrıca, soruşturma kapsamında yardımcı kaptanın gönüllü olarak ifade verdiğini ve bu ifadenin ardından zanlılardan emare olarak alınan telefonlardaki WhatsApp yazışmalarında geminin sol ön kızağının uç kısmında bulunan bir kırığın üstünkörü tamir edildiğine dair fotoğraflar tespit edildiğini aktardı.
Geminin 30 Nisan 2024 tarihinde Akdeniz Tersanesi’nde tamir gördüğünü söyleyen Mannaş, tespit edilen fotoğraflarla birlikte Akdeniz Tersanesi’ne gidilerek söz konusu kırık hakkında soruşturma yapılacağını vurguladı.
Fotoğrafların 17 Haziran tarihli olduğunu belirten Mannaş, söz konusu tamiratın kaptanın emriyle gemide çalışan bir mürettebat tarafından yapıldığının tespit edildiğini ve tamiratı gösteren fotoğrafların kaptanla hakkında derdest emri bulunan bir şirket yetkilisine gönderildiğini ifade etti.
Mannaş, Adana’da yer alacak soruşturmanın ardından, geminin yolcu hayatını tehlikeye atacak şekilde kullanıldığının tespit edilmesi durumunda ithamların ağırlaştırılabileceğini aktardı.
Mannaş, geminin daha önce geçirdiği kazaya ilişkin 2003 tarihli farklı dillerde hazırlanan raporların tercüman aracılığıyla çevrilmesi işlemlerinin devam ettiğini belirtti.
Gemiye ilişkin Türk Loydu’ndan yazı beklendiğini, geminin bakım ve denetim geçmişine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü ve geçmiş hasar kayıtlarının araştırıldığını kaydeden Mannaş, Limanlar Dairesi’nin yükümlülüğü ile gemiye izin verilmeden önce hangi kriterlerin değerlendirildiği konusundaki araştırmaların da devam ettiğini söyledi. Kazanın teknik açıdan değerlendirilmesi amacıyla Türkiye’den bilirkişi heyeti gelmesi için yazı yazıldığını kaydeden Mannaş, geminin kara kutusuna henüz ulaşılamadığını ifade etti.
Davadaki 8 zanlının avukatı Bahar Ersözer ise geminin hızının, manevralarının ve kaptanın uyguladığı kararların kayıtlarının tespit edilip edilmediğini sordu. Ersözer, geminin su alması ile batması arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını savundu.
Polis Müfettişi Mannaş, kara kutu henüz bulunmadığı için sefer sırasındaki gelişmeleri henüz tespit edemediklerini ve uluslararası standartlara göre geminin su almasının su sızdırmazlık maddesine aykırı olduğunu söyledi.
İkinci kaptanın avukatı Buğra Altan da müvekkilinin gönüllü ifade verdiğini vurgulayarak, ikinci kaptanın zanlı değil tanık konumunda olması gerektiğini savundu.
