İstanbul, 20
Eylül 26Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube, ülkesinin “İran’ın
bir müzakere kozu ya da bir hesaplaşma alanı” olmadığını belirterek, Suudi
Arabistan’la ilişkilerinin “köklü” olduğunu söyledi.
Yemen resmi
haber ajansı SABA’ya verdiği röportajda Zube, “Yemen devlet kurumlarının
yeniden tesis edilmesi, ülkenin ve deniz yollarının güvenliği ve bölgenin
istikrarı için temel teşkil eder. Hükümet son gelişmelerin yansımalarıyla
sorumluluk ve kararlılık içinde mücadele ediyor.” dedi.
Zube,
“devletin yaşananların zorluğunu, vatandaşların çektiği sıkıntıları
küçümsemediğini, sorumluluğunun eksiklikleri gidermek, kurumların
kenetlenmesini güçlendirmek, sivilleri korumak ve zarar görenlere destek olmak
olduğunu” ifade etti.
Yemenli Bakan,
“devletin siyasi liderliğinin, müdahaleyi yalnızca askeri cepheyle
sınırlamayan, aksine vatandaşları korumaya, aksaklıkları düzeltmeye, kapasiteyi
yeniden kazanmaya ve diplomatik çalışmaları devreye sokmaya dayanan entegre bir
caydırıcılık yaklaşımı izlediğini, bunun yanı sıra kurumların ve hizmetlerin
devamlılığını sağlayıp insani yardımları genişlettiğini” söyledi.
Kızıldeniz ve
Babulmendeb’teki seyrüsefer güvenliğine de değinen Zube, “tehlikenin
yalnızca deniz trafiğinin aksatılmasının ötesine geçerek silahlı bir grubun
kendi şartlarını dayatma çabasına dönüştüğü, askeri olarak bir bölgeyi kontrol
etmenin deniz seyrüseferini yönetme hakkı kazandırmayacağı” konusunda
uyarıda bulundu.
“Yemen’in
kendi toprakları ve adaları üzerindeki egemenliğinin zor kullanılarak
değiştirilemeyeceğini, bir geminin tehdit altında geçmesinin deniz seyrüsefer
özgürlüğünün güvenli olduğu anlamına gelmediğini” vurgulayan Zube,
sürdürülebilir istikrarın devletin kendi kıyılarında, limanlarında ve
adalarında yetkilerini kullanabilmesini gerektirdiğini belirtti.
– Mısır, Suudi
Arabistan ve Rusya
Zube, Suudi
Arabistan’ın “Yemen halkı ve meşru yönetiminin yanında durmasını, sunduğu
destek ve fedakarlıkları” takdir ettiğini belirterek, şunları kaydetti
“Suudi
Arabistan’la ortaklığımız sağlam temellere dayanıyor. Suudi Arabistan’ın Yemen
devletine verdiği destek, ülkenin güvenliği ve bölgenin istikrarı açısından
önemli bir dayanak oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın güvenliği de güvenli ve
istikrarlı bir Yemen’in varlığıyla güçleniyor.”
Mısır’la
ilişkilere de değinen Zube, Mısır’ı “temel bir Arap ortağı” olarak
nitelendirerek, ülkesinin ve Kızıldeniz’in güvenliği ile ikili ilişkiler
konusunda Kahire ile koordinasyonun sürdüğünü ifade etti.
Uluslararası
düzeyde ise Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde deniz ulaşım
özgürlüğünü desteklemesini, ticari gemilerin hedef alınmasına karşı çıkmasını
ve Husilere komşu ülkelerin egemenliğine saygı gösterme çağrısında bulunmasını
takdir eden Zube, “Yemen, Moskova ile tarihi ilişkilerini geliştirmeye ve
siyasi, ekonomik ve kalkınma alanlarında açık diyaloğunu sürdürmeye önem
veriyor.” dedi.
– İran
Bölgesel
gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zube, Yemen hükümetinin
“milislerin kapasitesini güçlendiren ve Yemen’in coğrafi konumunu komşu
ülkelere ve deniz ulaşım yollarına yönelik tehditlerde kullanmalarına imkan
sağlayan İran desteğini reddettiğini ve kınadığını” belirtti.
Zube,
“Yemen, başka bir sahadaki kaybın telafisi için kullanılacak bir ülke,
hesaplaşma alanı veya herhangi bir bölgesel gücün müzakere şartlarını
iyileştirmek için kullanacağı bir koz değildir.” ifadelerini kullandı.
Yemen ordusu,
dün yaptığı açıklamada, Taiz ve Lahic vilayetlerinde son iki günde Husilerle
çıkan çatışmalarda 13 askerinin öldüğünü duyurmuştu.
Hükümet
yetkilileri ise Babulmendeb Boğazı yakınlarındaki Kehbub cephesinde Husilerin
üst düzey bir lideri ile 6 korumasının öldürüldüğünü bildirmişti.
Taiz, Marib,
El-Cevf, El-Beyda ve Lahic cepheleri, Nisan 2022’deki ateşkesin ardından
yaşanan görece sakinliğin ardından Temmuz 2026 başında başlayan ve en geniş
kapsamlı çatışmalara sahne oluyor.
Eylül ayı
boyunca çatışmaların şiddeti artarken Husilerin, stratejik El-Muha kenti ve
Babulmendeb Boğazı’ndaki Meyyun Adası da dahil olmak üzere Hudeyde ve Taiz
vilayetlerindeki bazı kritik noktaların kontrolünü ele geçirdiği belirtiliyor.
Yemen,
Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana ve bazı vilayetleri kontrol etmesinin
ardından başlayan iç savaşa sahne oluyor.
Suudi Arabistan
liderliğindeki Arap Koalisyonu ise Mart 2015’ten bu yana uluslararası toplumca
tanınan Yemen hükümetine destek veriyor.
